top of page
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26 (8).jpeg

NELER YAPTIK, NELER YAPIYORUZ! 

24. VE 25. ULUSLARARASI  FRANKFURT TÜRK FİLM FESTİVALİ TÜRKİYE ORTAĞI OLDUK, BİRLİKTE YOLA DEVAM EDİYORUZ...

Varlık 6.png

KÖYCEĞİZ ALTIN ASLAN TÜRK FİLMLERİ FESTİVALİ: 

Gelecek nesillere, kalıcı ve anlamlı şeyler aktarabilmenin en güzel yolu sanat ile olur diye düşünüyoruz.  Dolayısıyla da sinemayla, çok daha geniş kitlelere ulaşabilmeniz mümkün oluyor. Ve de festivallerle... Biz de, bu görev bilinciyle Köyceğiz Belediyesi olarak, 2001 yılında “ Sinema Günleri ” diye başladığımız etkinliğimizi  günümüze kadar  “  Köyceğiz Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali “ olarak 13 yıl sinemaseverlere unutulmaz anılar yaşattık.   

Muğla’nın Köyceğiz İlçesinde yapılan bu önemli festival etkinliğiyle ; bir birinden önemli filmler, Köyceğiz’de sinemaseverlerle buluşurken,  Yönetmen, Oyuncu, Yapımcı vb önemli konuklarla, sergi, söyleşi , panel ve yan etkinliklerle; Türk Sinema Sanatının halka sevdirilmesi açısından büyük başarı kaydedilmiş ve Festival Türkiye’nin önemli festivallerinden biri olmuştur. 

Türk Sineması’nın önemli isimlerini ve sezonun en iyi filmlerinden oluşacak bir seçkiyi  sinemaseverlerle buluşturan  olan  film festivalimiz, her akşam DÖRT Uzun Metraj Türk Filmi , Kısa Filmler ve  Belgesel Filmlerin gösterime sunulduğu, her yıl ele alınan ana tema ile bağlantılı toplantıların yapıldığı, Türk Filmleri Afiş Sergisi, Sokak ve Park Performansları ile zengin bir programla Köyceğiz’i buluşturmuştur. 

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Köyceğiz, gerek coğrafi konumu gerekse barındırdığı tarih, çevre ve turizm zenginlikleriyle yurtiçi ve yurtdışında bir cazibe merkezi olarak değerlendirilmekte ve her yıl yerli-yabancı çok sayıda ziyaretçisini ağırlamaktadır. Bu nedenle, Köyceğiz’de düzenlenen KÖYCEĞİZ ALTIN ASLAN TÜRK FİLMLERİ FESTİVALİ Türkiye’nin tanıtımında da etkin bir rol oynamakta, kültür ve sanat dünyamıza hareketlilik ve üretkenlik kazandırmaktadır. 

Sinema, herkesin aynı kaderi paylaştığı dünya gemisinde; yolculuğumuzu farklı bir dille, sinema diliyle bizlere anlatıyor. Ve bu dili ortak bir tutku haline getirirken, neden ortak bir  mekanda buluşulmasın diye düşünüldü. Yönetmenler bizlere düşlerini anlatmak isterken biz de birbirimizi bu düşlerde bulmayı umut ettik. Bu nedenle, Köyceğiz Altın Aslan Türk Filmleri Festivalini ON ÜÇ DEFA başarıyla gerçekleştirmiş olduk. 

Bir filmi izlerken, bizlere, diğerini anlamanın yolları açılıyor, somut diyalog imkanları oluşuyor. Böylece sinemanın çok boyutlu iletişim imkanlarını, bir festivalde diyaloga ve birbirimizi anlamaya dönüştürmek neden olmasın… 

Sinemanın büyüleyici ve kuşatıcı evreninde aslında perdeye bakarken, ötekine bakıp, onu anlamaya çalışırız. Yüzümüz perdeye dönükken, aslında birbirimize dönüktür. Hazır yüzümüzü birbirimize çevirmişken, bu durum bir festivale dönüştürüldü. Ve dendi ki, “Olan bitene seyirci kalmayın, sinema seyircisi olun! “ Birbirimizi daha iyi anladığımız, bol sinemalı günler dileğiyle.. 

WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.22 (7)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.22 (6)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.22 (4)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.22 (1)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26 (10)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.20
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26 (3)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.24
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26 (1)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.39.26 (9)
WhatsApp Image 2026-01-11 at 23.41.22 (3)

24. VE 25. ULUSLARARASI  FRANKFURT TÜRK FİLM FESTİVALİ

Türkiye Ortağı  olarak  destek vermekten  ve festivalin bir parçası olmaktan kıvanç duyduğumuz , 4000’e yakın izleyicisi ve birbirinden değerli film gösterimleri ve yan etkinlikler ile Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali 25. yılında da çok başarılı bir kültür organizasyonunu geride bıraktı. 

25.Uluslararası Frankfurt Türk Filmleri Festivali; 13-18 Haziran 2025 tarihleri arasında Frankfurt ve çevresinde seyircisini Türk ve Alman 54 kısa, uzun metrajlı, kısa metrajlı filmler ve belgeseller ile buluşturdu. Ayrıca Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında, lise öğrencileri, huzurevi sakinlerini sinema ile buluşturdu. Film programının yanı sıra, festival çerçevesinde düzenlenen ödül törenleri, panel, sergi ve konserler ile ziyaretçilerine çok yönlü bir program sundu.

25 yıldır festival olarak Frankfurt’un sanat ve kültür hayatında köklü bir yer edinildiği ve artık bu büyük resmin sağlam bir parçası olduğumuz kanısındayız. Frankfurt Belediyesi Kültür Daire Başkanı sayın Dr.Ina Hartwig’ın her fırsatta belirttiği gibi Frankfurt’un uluslararası ve çok kültürlü bir anakent olmasında katkımız büyük. Bunun en açık örneği Frankfurt’ta çok sayıda bulunan uluslararası siyaset ve kültür temsilcilerin yıllardan beri festivalimizin en vefalı ziyaretçilerinden olmaları, yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen en önemli festivallere davet edilmemizdir. Festivalimiz ayrıca uluslararası yapım şirketlerinin de buluşma yeri olmaya başladı. Bu buluşmalarla Türk sanatçılar ve Alman yapımcılar birlikte pek çok verimli işlere imza attılar. 

Festivalimiz yıllardır Deutsches Filmmuseum,  Filmhaus Frankfurt, gibi saygın kurumlar dernekler ve örgütlerle ortaklaşa çalışmaktadır. Ayrıca çok sayıda Türk dernek ve kuruluşları da festivalimize desteklerini vermektedirler. Farklı şirketlerle oluşturduğumuz ağ festivalimizin Frankfurt için ekonomik önemini gösteriyor.

Başarılarımız 2012 yılında Frankfurt Belediyesinin verdiği Uyum Ödülü, 2014 Almanya Cumhurbaşkanlığı Üstün Liyakat Nişanı, 2017 Hessen Eyaleti Bilim ve Kültür Bakanlığı’ nın Goethe Ödülü ve aynı yıl Hessen Eyaleti Bilim ve Sanat Bakanlığı tarafından festivalimizin A kategoriye alınarak Almanya’daki sayılı festivaller arasına katılması ile ödüllendirilmiştir. Her yıl daha da renklenen ve çok katmanlı bir izleyici ve gittikçe büyüyen bir program kapasitesiyle Türk Film Festivali’nin beklentileri ve kültürel hedeflerinin çıtası yıllar geçtikçe yükseliyor. İzleyiciler, festivalin ortakları, film gösterimleri için destek olan şirketler, yapımcılar, sponsorlar ve medya ortaklarımız haklı olarak bizden daha büyüyen ve uluslararası alanda daha çok bilinen bir festivali istiyorlar. 

Biz, 25 ci “ GÜMÜŞ YILIMIZDA” çevremizdeki savaş, dünyayı etkileyen ekonomik kriz gibi olumsuzluklara rağmen festivalimizi en iyi şekilde gerçekleştirerek bu beklentiyi yerine getirdiğimizi düşünüyoruz. 

 

Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali, yalnızca Türk Kültürünü ve Türk Sinemasını Almanya’da doğru bir biçimde tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda orada yaşayan yurttaşlarımızın milli duygularını sağlamlaştırmaya, ortak değerlerimiz etrafında buluşmalarına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanlarında olduğu moral duygusunu sağlamaya ve de Alman Toplumu ve Orada yaşayan diğer toplumlara Türkiye’nin doğru tanıtılmasına çok büyük katkı sağlıyor. 

Çünkü sinema herkese dokunabilen en önemli sanat dalıdır. 

_MG_0123
_MG_0110
Ödül töreni 1
IMG_9493-Enhanced-NR
Mehmet Özgür - Ölümlü dünya- 2023 en çok izlenen film- seyirci ödülü
IMG_7874
IMG_6070-otel 1 (1)
festival sergisi
IMG_5926-otel (1)
A7404762
A7404422
_MG_8641-konsolosluk toplu
A7404016
A7404080
Ekran Resmi 2026-01-14 21.27.32 (1).png

Kültürel Ulusötesi Film Perspektifleri Projesi

Cultural Transnational Film Perspectives (2024-1-TR01-KA153-YOU-000213523), Avrupa Birliği Erasmus+ Programı desteğiyle 12–19 Haziran 2025 tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirilen; Türkiye’den Kültürlerarası İşbirliği ve Diyalog Derneği ile Almanya’dan Transfer zwischen den Kulturen e.V. / Frankfurt Filmhaus ortaklığında yürütülen kültürlerarası bir sinema projesidir. Proje, Türkiye ve Almanya’dan sinema ve kültür alanına ilgi duyan gençleri, akademisyenleri ve yaratıcı profesyonelleri bir araya getirerek kültürlerarası diyaloğu sinema aracılığıyla güçlendirmeyi; göç, kimlik, temsil, ortak anlatılar ve Avrupa’da sinema dili gibi temalar üzerinden katılımcıların yaratıcı ifade becerilerini geliştirmesini ve iki ülke arasında sürdürülebilir kültürel iş birlikleri kurulmasını hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda program, önce güven ve etkileşimi güçlendiren yaratıcı drama çalışmalarıyla başlamış;

13 Haziran’daki atölyede ısınma oyunları, rol oynama ve doğaçlama çalışmalarına ek olarak “Kuş Kafesi” gibi grup oyunları ve “fotoğraf karesi” tekniğiyle duygu canlandırmaları yapılmış, böylece grup dinamiği güçlenmiş, beden dili–empati–kültürel duyarlılık pekişmiş ve katılımcılar arasında ortak bir yaratıcı dil oluşmuştur.

14 Haziran’daki Sinema101 oturumunda “Sinema nedir, ne anlatır, nasıl etkiler?” soruları etrafında interaktif tartışmalar yürütülmüş; kısa film izleme ve duygu analiziyle sinema dilinin duyguyu nasıl taşıdığı keşfedilmiş; ardından grup çalışmalarıyla kısa film üretimine geçilerek hikâye fikri geliştirme, görev paylaşımı, çekim planlama, çekim ve temel kurgu adımları deneyimlenmiştir. 15 Haziran’daki genişletilmiş yaratıcı drama uygulaması kimlik, nesneyle özdeşleşme ve karakter analizi ekseninde derinleşmiş; kategori oyunlarıyla bedensel ifade ve ekip uyumu güçlendirilmiş, “kimlik” kavramının bedenselleştirilmesi, duygu durumlarının bedensel yansıtılması, kısa film üzerinden karakter seçimi, karakterin “iç sesi” çalışmaları ve farklı durumlarda yeniden canlandırmalarla katılımcıların soyut kavramları somutlaştırma, sözsüz iletişim, grup içi empati ve duyusal farkındalık becerileri desteklenmiştir.

16 Haziran’da “Erasmus+ Proje Yazımı & Film Eleştirisi” oturumunda daha önce çekilen kısa filmler birlikte izlenip eleştirel bir gözle analiz edilerek anlatı, kurgu ve teknik unsurlar üzerine geri bildirimler yapılmış; aynı zamanda Erasmus+ proje yazım teknikleri, ihtiyaç analizi, mantıksal çerçeve, yaygınlaştırma ve bütçe gibi başlıklarda uygulamalı öğrenme sağlanmış; şehir turu ve sosyal etkinliklerle kültürlerarası deneyim zenginleştirilmiştir.

17 Haziran’daki takım çalışması ve yaratıcılık atölyesinde “İnsan Düğümü” gibi iş birliği odaklı aktivitelerle problem çözme ve iletişim güçlendirilmiş; Türk-Alman Film Festivali için yaratıcı etkinlik tasarımları geliştirilip sunulmuş; doğaçlama tiyatro çalışmaları ve “Bu proje bir film olsaydı…” kapanış çemberiyle katılımcıların yaratıcılığı, mizah yoluyla ifade becerisi, grup uyumu ve kültürel sentezi pekiştirilmiştir.

18 Haziran’da Alman ve Türk katılımcıların daha da kaynaşması için free time zaman verilmiş ve gün sonunda kültür geceleri düzenlenmiş; katılımcılar kendi kültürlerini paylaşarak birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Proje sonunda katılımcılar sinema diliyle duygularını ifade eden kısa filmler üretmiş; Türkiye ve Almanya’dan gençler arasında kalıcı iş birlikleri ve dostluklar kurulmuş, Erasmus+ süreci ve proje yazımına dair uygulamalı kazanımlar pekişmiş ve iki ülkenin sinema/kültür ekosistemleri arasında gelecekteki ortak yapımlar için güçlü bir sürdürülebilirlik zemini oluşmuştur.

POLİTİKA METNİ İÇİN TIKLAYINIZ

PROJE KISA FİLMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

yeni1
yeni6
yeni3
yeni5
yeni2
yeni4

ÜRDÜN’DE TÜRK KÜLTÜR GÜNLERİ
Yunus Emre Kültür Merkezi – Amman | 1–10 Haziran 2014

Genel Tanıtım

Ürdün’de Türk Kültür Günleri, Kültürlerarası İşbirliği ve Diyalog Derneği tarafından; Yunus Emre Enstitüsü ve B Ajans iş birliğiyle Amman’da başarıyla gerçekleştirilmiş, Türkiye’nin kültürel, sanatsal ve toplumsal birikimini Ortadoğu kamuoyuyla buluşturan kapsamlı bir kültür-sanat organizasyonudur.

10 gün boyunca devam eden etkinlikler kapsamında; müzikten sinemaya, geleneksel el sanatlarından gastronomiye, akademik konferanslardan halk gösterilerine uzanan geniş bir program hayata geçirilmiş; Türkiye ile Ürdün arasında kültürel diyalog ve karşılıklı etkileşim güçlü biçimde desteklenmiştir.

Festival, yoğun katılım, güçlü medya görünürlüğü ve uluslararası nitelikli içeriğiyle kültürel diplomasi açısından örnek bir proje olarak öne çıkmıştır.

Amaç ve Kapsam

Ürdün’de Türk Kültür Günleri’nin temel amacı;

  • Türkiye’nin çağdaş ve geleneksel kültürel kimliğini Ortadoğu’da doğru ve güçlü biçimde tanıtmak,

  • Türk ve Ürdünlü sanatçıları, akademisyenleri ve kültür profesyonellerini aynı platformda buluşturmak,

  • İki ülke arasındaki kültürel, sanatsal ve sosyal ilişkileri kalıcı şekilde güçlendirmek,

  • Kültür ve sanat yoluyla halklar arası diyaloğu derinleştirmektir.

Bu kapsamda festival; sanat, sinema, müzik, gastronomi, sahne sanatları ve akademik içerikleri bir araya getiren çok disiplinli bir yapı ile kurgulanmıştır.

Gerçekleştirilen Başlıca Etkinlikler

🎶 Konserler ve Müzik Etkinlikleri

Festival, Jehan Barbur’un açılış konseriyle başlamış; devamında Mustafa Ceceli / Ferhat Göçer, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları ve Tuluyhan Uğurlu sahne almıştır. Tuluyhan Uğurlu’nun görseller eşliğinde sunduğu “Güneş Ülke Anadolu” temalı piyano resitali, festivalin en nitelikli sanat etkinliklerinden biri olarak büyük ilgi görmüştür.

🎬 Sinema Gösterimleri ve Söyleşiler

Türk sinemasının seçkin yapımları Arapça altyazılı olarak izleyiciyle buluşturulmuştur. Babam ve Oğlum, Mommo: Kız Kardeşim ve Çerkes filmleri gösterilmiş; yönetmen Muhittin Kandur ile gerçekleştirilen söyleşi, sinema çevreleri ve basın tarafından ilgiyle takip edilmiştir.

🎭 Türk Dizi Oyuncuları ve Yapımcılarla Buluşma

Ortadoğu’da büyük ilgi gören Türk dizilerinin oyuncuları ve yapımcılarının katılımıyla düzenlenen söyleşi ve imza günü etkinlikleri, festivalin en yüksek katılımlı başlıklarından biri olmuştur. Bu kapsamda usta yönetmen ve yapımcı Osman Sınav’ın projeye dahil olması, Türk dizilerinin bölgedeki kültürel etkisini ve anlatı gücünü öne çıkarmış; gerçekleştirilen buluşmalar geniş medya yansımalarıyla festivalin görünürlüğünü önemli ölçüde artırmıştır.

🎨 Geleneksel Türk El Sanatları ve Sergiler

Halil Cin’in çini sanatı sergisi ve canlı uygulamaları, Betül Burnaz’ın resim sergisi ile birlikte geleneksel Türk el sanatları gün boyu ziyaretçilere açık tutulmuştur. Atölye çalışmaları sayesinde katılımcılar, üretim süreçlerini birebir deneyimleme imkânı bulmuştur.

☕ Türk Mutfağı ve Gastronomi Sunumları

Ünlü şef Arda Türkmen eşliğinde gerçekleştirilen Türk mutfağı sunumları ve workshoplar, festivalin en ilgi gören etkinlikleri arasında yer almıştır. Türk kahvesi, kestane şekeri ve badem ezmesi gibi geleneksel tatlar tanıtılmış; uygulamalı çalışmalar sayesinde Türk mutfağı Ürdün medyasında geniş yer bulmuştur.

🎭 Karagöz–Hacivat Gösterileri

Emin Şenyer tarafından sahnelenen Karagöz–Hacivat gölge oyunları ve ardından düzenlenen kukla yapım atölyeleri, özellikle çocuklar ve aileler için festivalin kültürel aktarım gücü yüksek etkinlikleri olmuştur.

🎓 Konferans ve Akademik Etkinlikler

“Türk–Ürdün İlişkilerine Tarihsel Bakış” başlıklı konferans, iki ülke arasındaki tarihsel ve kültürel bağları ele almış; akademisyenler, diplomatlar ve öğrenciler tarafından ilgiyle izlenmiştir.

Katılımcı Sanatçılar ve Konuklar

Festival kapsamında yer alan başlıca isimler:
Jehan Barbur, Mustafa Ceceli, Ferhat Göçer, Tuluyhan Uğurlu, Arda Türkmen, Halil Cin, Betül Burnaz, Emin Şenyer, Muhittin Kandur, Osman Sınav, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları ve Türk dizi oyuncuları.

Osman Sınav’ın projeye katılımı; Türk dizi ve sinema sektörünün Ortadoğu’daki güçlü etkisini görünür kılmış, festivalin kültürel ve sanatsal ağırlığını artırmıştır.

Medya ve Kamuoyu Etkisi

Festival öncesi ve süresince hazırlanan basın bültenleri, tanıtım filmleri ve etkinlik içerikleri sayesinde Ürdün ve bölge basınında geniş yer almıştır. Etkinlikler; televizyon, yazılı basın ve dijital mecralarda haberleştirilmiş, sosyal medya etkileşimiyle festivalin görünürlüğü uluslararası ölçekte artmıştır.

Sonuç ve Değerlendirme

Ürdün’de Türk Kültür Günleri, Türkiye’nin kültürel zenginliğini Ortadoğu kamuoyuna başarıyla tanıtan; sanat, sinema, müzik ve gastronomi yoluyla kalıcı bir kültürel etkileşim ortamı oluşturan örnek bir organizasyon olarak tamamlanmıştır.

Festival;

  • Türk–Ürdün kültürel ilişkilerine somut katkı sağlamış,

  • Türkiye’nin Ortadoğu’daki kültürel görünürlüğünü güçlendirmiş,

  • Kültür ve sanat temelli kamu diplomasisine güçlü bir referans oluşturmuştur.

Bu yönüyle Ürdün’de Türk Kültür Günleri, benzer uluslararası kültür projeleri için başarılı ve sürdürülebilir bir model niteliği taşımaktadır.

Add a Title
Add a Title
Add a Title
Add a Title
Add a Title
Add a Title

TÜRKİYE-AVRUPA KÜLTÜR MERKEZİ

TÜRKİYE-AVRUPA  KÜLTÜR MERKEZİ ÜZERİNE

TÜRKİYE-AVRUPA KÜLTÜR MERKEZİ RÖNESANSTAN BU YANA AVRUPA’NIN GERÇEKLEŞTİRMEK İSTEDİĞİ HAYALLER ÜZERİNE KURULDU..

RÖNESANS, İTALYA’DA BAŞLAMIŞ AMA KISA SÜREDE TÜM AVRUPA’YA YAYILMIŞTI. AYDINLANMA FELSEFESI DE FRANSA’DA ORTAYA ÇIKTI.VE  KISA BİR SÜREDE AVRUPA’NIN ÖTEKI ULUSLARINI DA  KAPSADI...BU EŞZAMANLILIK AVRUPA’DA HEMEN HER ALANDA GÖRÜLÜR.. 
ART NOUVEAU TIPI YAPILAR PARIS’TE DE VARDIR, RIGA’DA DA, İSTANBUL’DA DA.

VE BU TEMEL ANLAYIŞ ASLINDA AB’NİN DE YAPI TAŞLARINI OLUŞTURUR.. BÖYLECE ORTAYA FARKLILIKLARI VE BENZERLIKLERI UYUM IÇINDE OLABILEN KENTLER VE ÜLKELERİN YER ALDIĞI BİR AVRUPA ÇIKAR.

AVRUPA’DA  BİREY VE KÜLTÜRLERİN SERBEST DOLAŞIMI YALNIZCA  AB  DÜŞÜNCESIYLE BERABER ORTAYA ÇIKMADI.. 

RÖNESANSTAN ÖNCE VE ÖZELLİKLE SONRA, YÜZYILLARDIR AVRUPA’DA BIREYLER VE KÜLTÜRLER BIRBIRLERI IÇINDE DOLAŞIYOR, BIRBIRLERINI ETKILIYOR. 
 
AVRUPA EDEBIYATI, AVRUPA RESMI, AVRUPA MIMARISI VB. DEYIMLER AB DÜŞÜNCESINDEN ÇOK ÖNCE KULLANILAN VE HAYATTA KARŞILIĞI OLAN KAVRAMLARDI.. 
LEONARDO’DAN BAŞLAYIP RILKE’YE DEK AVRUPA KÜLTÜRÜNE DAMGASINI VURMUŞ BÜYÜK SANATÇILARIN HAYATLARINA BAKTIĞIMIZDA, ONLARIN IÇINDE ÇIKTIKLARI TOPLUMLARIN DIŞINDA, AYNI ZAMANDA NASIL BIRER AVRUPALI OLDUKLARINI DA GÖRÜRÜZ..

VE BU OLGUNUN ÖNCELİKLE BİR KÜLTÜR SORUNU OLDUĞU DA APAÇIKTIR..AVRUPA KÜLTÜRÜ YÜZYILLARDIR SAĞLAM BİR BİRLEŞTİRİCİ ÖZELLİĞİ GÖRMÜŞTÜR.

GÜNÜMÜZ DÜNYASI İSE  ADINA KÜRESELLEŞME (GLOBALIZASYON) DENILEN HIZLI BIR ”TEK EKONOMILEŞME” VE BUNA BAĞLI OLARAK DA ”TEK KÜLTÜRLÜ” OLMA YOLUNDA İLERLİYOR..


KÜLTÜRLERIN TEMEL TAŞLARINI OLUŞTURAN BÜYÜK YAZAR VE DÜŞÜNÜRLERIN YERINI MEDYA YILDIZLARI ALIYOR.. OPERADAN TIYATROYA DEK TÜM SANATLAR HOLLYWOOD ZEVKI KARŞISINDA GERI ÇEKILİYORLAR VE ZENGIN ÇEŞITLILIKTEKI AVRUPA MUTFAĞI, FAST FOOD KARŞISINDA SILINMEK ÜZERE...
 
KÜLTÜREL DEĞERLERINI KAYBETMIŞ BIR AVRUPA’NIN YERYÜZÜNÜN GELECEĞINDE ETKIN BIR ROLÜ OLABILECEĞINI DÜŞÜNMEK YANLIŞ OLUR.. AVRUPA’NIN KÜLTÜREL KIMLIĞINI YITIRMESI, BİR BAKIMA INSANLIĞIN KÜLTÜREL GEÇMIŞINI KAYBETMESİ İLE  AYNIDIR..

TÜRKİYE SAHİP OLDUĞU GENİŞ KÜLTÜR BİRİKİMİ VE DEĞERLERİ İLE AB’NİN KÜLTÜREL DEĞERLERİNE GELECEK İÇİN KATKIDA BULUNACAK KONUMDADIR..BU RENK VE ZENGİNLİK İLE TÜRKİYE 
AVRUPA’NIN GELECEK KUŞAKLARI İÇİN YENİ BİR  KÜLTÜREL GELIŞMEYE  ORTAK OLABİLECEK GÜÇTEDİR.. 

YENİ KUŞAKLAR ORTAK AVRUPA IDEALLERIYLE DONATILMIŞ OLARAK YETIŞTIRILMELIDIR. 

AVRUPA KÜLTÜREL MIRASI, INSANLIĞIN SAHIP OLDUĞU EN ILERI KÜLTÜREL DÜZEYDIR. VE  BU KÜLTÜR, AVRUPA’NIN HER BIREYI IÇIN TEMEL EĞITIM DEĞERINDEDIR. TÜRK KÜLTÜRÜNÜN DE ORTAK OLACAĞI ,ORTAK KÜLTÜREL DEĞERLER, INSANLARIN, TOPLUMLARIN BIRBIRLERINI ANLAMALARINI, BENIMSEMELERINI SAĞLAYACAK TEMEL UNSURDUR.

 
MONTAIGNE, ERASMUS, HZ MEVLANA , YUNUS EMRE vb. DÜŞÜNÜRLERLE BAŞLAYAN İNSANİ DÜŞÜNCE GELECEĞIN KÜLTÜRÜNÜN DE TEMELI OLACAKTIR. 

TÜRKİYE-AVRUPA KÜLTÜR MERKEZİ İŞTE BU TEMEL HEDEFLERLE YOLA ÇIKIYOR..GELECEĞİN AVRUPA KÜLTÜRÜNÜN GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ MERKEZİNDE İNSANIN OLACAĞI BİR KÜLTÜR OLACAĞINA İNANIYOR..

yeni1
yeni6
yeni3
yeni5
yeni2
yeni4
bottom of page